Akne - Cilt Hastalıkları - Dermist Dermatoloji - Dr. Şükran Sarıgül Güdük
Başlıksız Belge
   
CiLT HASTALIKLARI
Akne
Genital Siğil
Et Benleri
Aft
Akne Rozase
Deri Benleri
Atopik Dermatit
Deri Kanserleri
Melazma
Ürtiker (Kurdeşen)
Mantar
Nasır
Saçkıran (Alopesi Areata)
Seboreik Dermatit
Siğil
Vitiligo
Zona
Seboreik Keratoz
Pitiriyazis Roze (Madalyon Hst.)
Liken Planus
Ekzema
Samyeli (Pitiriazis Versikolor)
Uçuk (Herpes)
Saç Dökülmesi
Sedef (Psoriasis)
Molluskum
Keratozis Pilaris
Kaşıntı
Akne
Akne - Cilt Hastalıkları - Dermist DermatolojiAkne nedir?
Sivilce olarak da bilinen akne vulgaris, derimizde bulunan yağ bezlerinin (sebase bez) kronik inflamatuar bir hastalığıdır.
Hafif ve orta şiddetli olgularda kapalı ve açık komedonlarla (siyah ve beyaz noktalar), papül ve püstüller bulunur. Şiddetli olgularda ise nodüller, kistler ve abseler görülür ki bunlar zamanında tedavi edilmezlerse skarlaşma dediğimiz izlerin kalmasına neden olur.
Akne 13-30 yaş arasında daha sıktır ancak bu yaştan sonra da devam edebilir.
Kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. İnsanların yaklaşık %90'ında yaşamlarının bir döneminde akne görülür. Akneler sıklıkla yüzde oluşmakla birlikte boyun, göğüs, kolların üst kısmı, bacaklar ve sırtta da görülebilir. Akne yalnızca derinize ait bir hastalıktır ve genel sağlığınızı bozmaz.
Aknenin nedeni nedir?
Akne genellikle ergenlikte başlar ve yıllarca devam edebilir. Gençlerde ergenlikle birlikte hormonlar salgılanır, salgılanan bu hormonlar yağ bezlerini uyararak daha fazla yağ salgısı (sebum) üretmelerine neden olur. Sebum cildin yağlanmasına neden olur. Kıl dibinde bulunan bu bezler, kıl diplerinde tıkaçlar oluşmasına (gözeneklerin tıkanmasına) yol açar. Tıkanmış gözenekler en başta siyah ve beyaz noktaların (komedonlar) oluşmasına, daha sonra derimizde yaşayan bir bakteri olan propionibacterium acnes ile enfekte olduklarında ise iltihaplı akneler olan deriden kabarık, kırmızı sivilceler ortaya çıkmasına neden olur. Siyah noktalar kirden değil ciltteki yağ fazlalığından oluşur.

Yirmi beş yaş üzerindeki kadınlarda, aniden, çene ve boyunda ortaya çıkan akneler hormonal bir problemin göstergesi olabilir. Altta yatan en sık hormonal hastalık polikistik over denilen hastalıktır. Kanda bakılan hormon düzeyleri ve pelvik ultrason ile tanısı konulur.

Stresin akne üzerinde önemli bir etkisi vardır. Stres hormon düzeylerini artırarak, cildin yağlanmasına, gözeneklerin tıkanmasına ve aknelerin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Besinlerle aknenin ilişkisi var mıdır?
Akne yediğiniz besinlerden kaynaklanmaz. Dermatologların bu konudaki fikirleri değişkendir. Çok sıkı bir diyetle aknenin düzelmesi sağlanamaz ancak bazı gıdalar (çikolata, kuruyemişler, kızarmış yiyecekler) aknenizi kötüleştiriyorsa bunlardan kaçınmanız faydalı olacaktır.

Çalışmalar glisemik endeksi yüksek gıdaların akneleri kötüleştirebileceğini göstermektedir. Dolayısıyla dengeli beslenme her zaman çok önemlidir. Gazlı ve şekerli içecekler yerine su, çikolata ve şeker yerine meyve, beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tüketebilirsiniz. Abur cuburdan uzak durup, sebze, meyve, balık gibi faydalı besinleri bolca tüketmek ve bol su içmek beslenmemizin temelini oluşturmalıdır.
Eskimolarda akne görülmemesi belki de beslenmenin bu konudaki önemini vurgulamaktadır.
Güneş ışığı aknelere iyi gelir mi?
Bronzlaşmak geçici olarak aknenizi maskeleyebilir. Bazı kişilerde akneyi azaltırken bazılarında aknenin alevlenmesine ve hatta akne ortaya çıkmasına neden olabilir. Ancak güneş ışığı cildi yaşlandırır ve deri kanserine neden olur. Bu nedenle güneşe çıktığınızda yagsız, jel ya da losyon formunda bir güneşten koruyucu kullanmanız önerilir.
Makyaj akneyi artırır mı, ne tür makyaj ürünü kullanmalıyım?
Çok yoğun fondötenlerin kullanılmasını gözenekleri tıkayarak aknelerin artmasına neden olabilir. Bu nedenle akneye yatkın cildi olan kişiler likit fondöten veya nemlendirici kullanacaklarsa yağsız ve su bazlı olmasına ve üzerinde "non-comedogenic" veya "non-acnegenic" yazmasına dikkat etmelidirler. Bizim önerimiz mineral mayaj ürünlerinin kullanılmasıdır. Saçınıza sprey sıkarken, parfüm ya da kolonya kullanırken yüzünüze gelmemsine dikkat etmelisiniz.
Akne Tedavisi
Akne için birçok tedavi seçeneği mevcuttur. Dermatologlar hastanın akne şiddetine göre tek başına veya kombine bir şekilde ilaçlar reçete edebilir.

Topikal akne tedavileri (sürme ilaçlar)
Bunlar losyon, krem ve jel şeklinde formüle edilmiş ilaçlardır. Topikal antibiyotikler (bakterileri yok etmek amaçlı) aknenin azalmasını sağlayabilirler. Bunlar arasında eritromisin, klindamisin ve sulfa grubu ilaçlar bulunur. Akne tedavisinde topikal tedaviler etkilidir, çünkü direkt sorunun olduğu bölgeye uygulanmaktadırlar ve sistemik yan etkiye neden olmadıklarından güvenlidirler. Ancak bu tür ilaçlara karşı bakterinin tolerans kazanması ve zamanla etkinin yitirilmesi bu tip akne tedavisinin bir dezavantajıdır.

Siyah noktalar retinoid denilen A vitamini türevi ilaçlara iyi yanıt verir. Retinoidler kıl kökünü çevreleyen ölü hücrelerin ve yağın uzaklaştırılmasını sağlar. Akne tedavisine yanıt alınması için haftalar gerekir ve hatta akne önce kötüleşip sonra iyileşir. Güneşle etkileşim gösterdiklerinden gece sürülmesi tavsiye edilir. Benzoil proksit akneye neden olan bakteriyi öldürür ve inflamasyonu durdurur. Akne tedavisinde çok etkili olmasına rağmen ciltte irritasyon (tahriş) yapma potansiyeli vardır.

Hafif asitli solüsyonlar (salisilik asit ve glikolik asit gibi) akne tedavisinde etkili olabilirler. Bu solüsyonlar derinin üst tabakasını kaldırır ve gözeneklerin tıkanmasını engelleyerek akne tedavisinde yer alır.

Çay ağacı yağı (tea tree oil) antibiyotik ve sebumu azaltıcı özellikleri olan doğal bir yağdır. Akne tedavisindeki etkinliği araştırılmaktadır.

Oral akne tedavileri (ağızdan alınan ilaçlar)
Ağızdan alınan ilaçlar kan sistemine katılarak vücudun her yerine dağılabilir; bu nedenle sistemik tedavi adını alır. Oral akne tedavileri vücudun her yerindeki aknelerde iyileşme sağlayabilir.

Antibiyotikler kıl köklerinde yerleşen bakterileri öldürerek akne tedavisinde etkili olurlar. Bu sayede inflamasyon azalır. Tetrasiklinler en sık kullanılan oral antibiyotiklerdir. Tetrasiklinlerin en sık bilinen yan etkileri güneşe karşı hassasiyet artışı, yemek borusu tahrişi ve kullanılan doğum kontrol ilacının etkisinin azalmasıdır.

Hormon tedavisi özellikle adet öncesi dönemde akne şiddetlenmesi yaşayan ve altta yatan bir hormonal problemi olan hastalarda etkili bir akne tedavisi seçeneğidir.

Diğer bir akne tedavisi seçeneği ise sistemik isotretinoindir. Vitamin A türevi bir ilaçtır. Hastaların yaklaşık üçte ikisinde etkilidir. Yan etkilerinden dolayı diğer tedavi seçeneklerine yanıt vermeyen veya çok şiddetli kistik lezyonları olan akne vulgariste kullanılır. Yağ üretimini azaltır. En sık görülen yan etkidi tüm vücutta kuruluk yapmasıdır.

Kistlerin tedavisi
Akne kistlerinin tedavisinde en etkili yöntem, direkt olarak kistin içine kortikosteroid enjekte edilmesidir. Bu şekilde birkaç gün içerisinde kist yok olur.

Akne tedavisinde kimyasal peeling (soyma tedavisi)
Topikal ya da oral akne tedavisi yanıt vermediğinde veya bu tedavilere ilave olarak, daha parlak ve sağlıklı görünen ve aknesiz bir cilt için kimyasal peeling işlemi yapılabilir. Kimyasal peeling, cilde asidik bir solüsyon uygulanmasıyla yapılır. Bu solüsyon derinin üst tabakasının ayrışmasına ve alttaki taze cildin ortaya çıkmasına neden olur. Yağ ile tıkanmış olan gözenekler açılır ve yeni aknelerin ortaya çıkması engellenir. Cilt yüzeyi daha pürüzsüz bir görünüm alır ve önceki aknelere ait izler ve lekelerde azalma izlenir. Akneli cilde uygulanan kimyasal peeling solüsyonları arasında en sık kullanılanları glikolik asit (AHA) ve salisilik asittir. Bunlar yüzeyel peeling sağlar ve tedavi sonrasında kızarma, soyulma ve dökülme, diğer derin peeling ajanlarına göre daha azdır. Bu tedaviler 2 haftada bir ortalama 4-6 seans uygulanmalıdır. Daha derin kimyasal peelingler ise trikloroasetik asit ve fenol peelinglerdir. Bu peelinglerin sonuçları yüzeyel peelinglere göre çok daha kalıcıdır ancak uygulama sonrası düzelme süreci daha uzundur. Bir hafta kadar süren kızarıklık, dökülme, soyulma gibi etkiler olabilir. Bu peelinglerde yan etki riski daha yüksektir.

Akne tedavisinde kimyasal peeling için en uygun kişiler hafif aknesi olan ve yüzeysel akne izleri olan kişilerdir. Şiddetli akne ve derin akne izleri bu tedaviye yanıt vermeyebilir. Hamileler ve emzirenlerde bu tedavi uygulanamaz. Dermatoloğunuz sizin için en uygun kimyasal peeling tedavisine cilt renginize, cildinizin yağlılığına ve güneş hasarı oranınıza göre karar verecektir.

Derin akne izleri için kimyasal peeling
Derin akne izlerinin tedavisi için glikolik asit veya salisilik asit yerine daha derin soyulma sağlayan trikloroasetik asit (TCA) denilen peeling solüsyonları kullanılır. TCA peeling uygulamaları da genellikle birden çok kere, ortalama 3-4 kez gerekebilir. Tedavi aralıkları 2-3 haftadır. Tedaviden sonra ciltte kızarıklık, kuruma, dökülme, soyulma görülmesi beklenen etkilerdir. Bunlara ek olarak ciltte ödem (şişme) de görülebilir. Bu etkiler genellikle bir hafta içerisinde geçer ve kişi normal hayatına dönebilir.

Kimyasal peelingin uzun dönem etkileri
Uzun dönemde bakıldığında kimyasal peelingin etkileri genellikle iyidir. Bu etkileri devam ettirmek için evde uygulanacak AHA içeren ürünlere gerek duyulabilir. Elde edilen etkiyi daimi kılmak için ise tekrar peeling tedavisi de gerekebilir.

Akne izleri için dermaroller tedavisi
Akne izleri hem hekim hem hasta için tedavisi zor bir problemdir. Dermaroller akne izlerinde yeni bir yöntemdir. Yan etkisiz ve uygulama sonrası cildin kolay toparlanması ve hastanın günlük yaşamına dönebilmesi özellikleri ile diğer yöntemlerden daha çok tercih edilen bir yöntem haline gelmiştir.

Dermaroller, bir aparatın çevresine yerleştirilmiş yüzlerce mikro iğnecikten oluşan bir medikal cihazdır. Dermaroller ciltten geçerken, cilt yüzeyinde küçük mikro kanalcıklar oluşturur. Ciltte oluşturulan bu kontrollü hasar, ciltte nedbe dokusu yaratacak kadar derin değildir ancak vücudun bir yara iyileşmesi tepkisi vermesine neden olur. Çevre doku yıkılır ve yeni elastin ve kollajen oluşturulur.

Akne izlerinde kullanılan dermaroller tipi 1.5 mm boyda olan cihazdır. Derin akne izlerinin eşlik ettiği hastalarda ise bu cihaza ek olarak Dermastamp (2 mm ve 6 iğne içerir) cihazı da gerekli olur, bu cihazla skarın alt dokuya yapışık olan kısmı serbestleştirilebilir. Dermaroller akne izlerinde o bölgedeki kollajeni uyarmak ve cildin elastikiyetini artırmak yoluyla etki eder. Bu ikili etki ile diğer yöntemlere üstünlük sağlar.

Her dermaroller uygulamasının arasında ortalama 4-6 hafta bulunmalıdır ve ortalama 2-3 seans gerekir. Seanslar arasında uzun bir süre olmasının sebebi, her dermaroller uygulamasından sonra ortaya çıkacak olan kollajen uyarımı etkisinin 4-8 hafta sonra ortaya çıkacak olması nedeniyledir. Her seanstan sonra ortalama %50 iyileşme sağlanır. 5 seanstan fazla uygulama önerilmez.

Dermarollerın yan etkileri minimaldir. Tedaviden sonra cilt kırmızı görünür. Bazı hassas ciltlerde bu kızarıklığın geçmesi 48 saati bulabilir. Bu süreçte fondöten ile kapama yapılabilir. Dermaroller tedavisinin sonuçları kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bazı hastalarda akne izlerinde %75 iyileşme izlenirken bazılarında akne izinin derinliğine ve şiddetine bağlı olarak %50 kadar azalma izlenebilir.



DERMiST HABER & DUYURU



Tümünü Göster
« Hakkımızda | Lazer Epilasyon | Fiyatlar | Görüş ve Önerileriniz | Basında Dermist | Site Haritası | İletişim DERMİST 0216 565 00 23 - 565 10 34
Dermist Dermatoloji Kliniği, Fahrettin Kerim Gökay Caddesi Ekşioğlu Apartmanı Kat: 3 Daire: 165/7 Göztepe İSTANBUL
Copyright © 2011 Dermist Dermatoloji ve Lazer Epilasyon. Tüm hakları saklıdır. Site Creation and Technology byHERMES
YASAL UYARI   ! Sitede yer alan bilgiler ziyaretçilere bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Bu bilgiler teşhis ve tedavi için kullanılamaz. Hastalar ancak bir hekime başvurarak yardım almalıdır.
İÇERİK UYARI ! Copyright 2011 Dermist Dermatoloji Kliniği, Bu sitedeki tüm içerikler Özel Dermist Kliniği uzmanları tarafından hazırlanmıştır. İçeriğin kopyalanması yasaktır.